Coronalı günlerden herkese merhaba.. Bloğum da en son yazdığım yazının üstünden sanırım 1 haftadan fazla süre geçti ve bu süreçte Türkiye çok büyük vaka rakamları ile karşılaşarak malesef ciddi can kayıpları yaşadı.
Peki ama bu durum nasıl olacak? Bu iş nereye gidiyor veya daha fazla ne kadar gidecek. Bu konu hakkında bugün bir kaç birşey yazmak istiyorum. Hem bu bloğumda benim taşınmaz bilgilerim olarak hemde sizlere fikir oluşturabilmesi açısından güzel bir kaynak olacaktır.
Hazırsanız başlıyoruz..
Covid-19 Değil Belanın Ta Kendisi!
Evet bela diyorum çünkü bitmek bilmeyen bir çile. Günden güne artarak devam eden ve insanları iyice çıkmaza sokan bir durumun ta kendisini yaşıyoruz. Hal böyle olunca ekonomik olarak, sosyal olarak ve en önemlisi psikolojik olarak bunalıma girmemize ramak kaldı diye düşünüyorum. Aslen reklam alanında faaliyet gösteren bir şirketin kurucusu ve yöneticisi olarak hizmet verdiğimden dolayı benim için ev veya ofis pek fark etmiyor aslını sorarsanız, genel olarak hep bilgisayar başında hizmet sağladığımız için mekanın pek bir önemi yok.
Ama öyle bir durum ki genel olarak sıkılmayan ben bile evin içinde artık bir alt kat bir üst kat bir ileri bir geri gider gelir oldum. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de hiç şüphesiz ki psikolojik olarak kendimizi rahat hissetmiyor olmamızdır. Sosyal mesafe kapsamın da kendimizi iyice evlere kapatıp ofisimize kilit vurduğumuz günden beri kaç fincan kahve içtik, ekipçe kaç gün sabahladık, kaç skype toplantısı yaptık inanın bilmiyorum fakat bildiğim tek şey artık yaptığım şeylerden de keyif alamıyor olmam.
Rutin bir işleyişe döndü bu. Ofiste ki gibi can sıkıntısında şakalaşmalar gitti, gel bir sigara içelim temiz hava alalım demeler gitti yerini skype'ta mikrofonu sessize alarak beş dakika turlamaya bıraktı. Fiziksel görüşmeler bittikçe psikolojik olarakta rahatsızlıklar başladı.
İnsan ilişkilerine çok alışık olduğumuzdan olsa gerek bizim için büyük bir boşluk yarattı da denilebilir ama genel olarak çalışma ortamımız pek değişmedi. Ofiste de bilgisayardaydık şimdi de bilgisayar başındayız. Bu yüzden pek farklı bir durum yaşamıyoruz bu yönden baktığımız zaman.
Ama bir de bu işin sosyal boyutu var; genel olarak gözlemliyorum insanlar hala inat yaparmışcasına kuralları görmezden geliyor, çıkılmasın denildikçe çıkılıyor, yapılmasın denildikçe yapılıyor. Neyin inadı bu? Kuralları aşınca veya uymayınca madalya mı takılıyor inanın akıl erdiremiyorum.
Genel bunun tartışmasını yaptık kendi aramızda, insanların yapılmasın denilen şeyleri yapma noktasında zaafımı var acaba? yani bir şeyin yanlış olduğunu bile bile yapmak hangi akla mantığa sığar. Çalışan insanları bu noktada ayırıyorum. O insanlar da kendilerini riske atmak her sabah tehlikenin göbeğinde çalışmak istemezler ekmek paralarının peşindeler, onlara diyebilecek hiçbir şey yok fakat genel olarak işi olmayıp da normal hayatlarını sürdüren insanlara ne demeli? Sizce normal bir hayat mı sürüyoruz şuanda ?
Kendimize bu konuda çeki düzen vermeli, gerekli tedbirleri almalı ve kurallara uymalıyız. Bunun dışında yapılacak hiçbir şey bu durumun önüne geçmeyecek gibi duruyor. Unutmayın ki virüsü biz yayıyoruz. O gezip dolaşan birşey değil bu yüzden biz yerimizde sabit kalmadığımız sürece birilerinin ölümüne sebebiyet verebilir, başkalarının günahlarına girebiliriz.
Bu yüzden kimsenin vebalini almamak için sadece kendinizi sorumlu bilip, onun bilincinde hareket etmeniz gerekiyor. Her dakika virüsü bulaştıracakmış gibi insanlardan uzak, her dakika virüs kapacakmışsınız gibi de kendi temizliğinize özen göstermeniz gerekiyor.
Aynı evdeyiz 15 gündür çıkmıyoruz gel seni bir öpeyim demek de oldukça yanlış. Balkon da otururken üst katınızdan hapşıran birisinin tükürüğünden bile kapabilme ihtimalinizi unutmayın. Bu noktada sizin için herkes potansiyel tehlike olmalı. Biz en azından kendimizce bu yöntemi uyguluyor ve herkesi kendimize potansiyel tehdit olarak algılıyoruz.
Sizler de öyle yaparsanız bu sorunu hızlı bir şekilde çözüme kavuşturabilirler sorumlular. O yüzden dikkatli olmakta fayda var.
Büyüklerimizi bu konuda ciddi anlamda uyarmalı, gerekirse engel olmalı, dışarı çıkmalarına kesinlikle izin vermemeliyiz. En zayıf halka bu noktada onlar çünkü. Bu akşam itibari ile 20 yaş altı gençlerimiz de bu halkanın bir parçası oldular. O yüzden herkes kendine çeki düzen vermesi gerekiyor.
Geri kalan yaş grubu rahat mı derseniz? Hiç değil.. Asıl görev bizim yaş aralığımızda ki insanlara düşüyor. Olabildiğine sağlıklı ve temiz bir şekilde süreç ilerletmeli evlerimize bu virüsü taşımamalı gerekmedikçe dışarı çıkmamalıyız. Bu noktada herkes evlerinde artık sokaklar temiz diyemeyiz. Unutmayın ki virüsün zeminler üzerinde yaşabilme süreleri var. Şuan için tam süreleri aklımda yok fakat internetten araştırarak hangi alanda ne kadar yaşadıklarını öğrenebilirsiniz.
O yüzden bilgisayarınızı kullanırken bile klavyenizi günde 2 kere hatta 3 kere temizlemeyi ihmal etmeyin. Yüzünüzü kaşımadan önce elinizi dezenfekte etmeyi ihmal etmeyin.
Türkiye Corona Virüs Genel İstatistikleri
Yukarı da tamamen kendi hislerim ve düşüncelerim ile yazdığım yazının dışında şimdi de bilimsel kısmına bakalım olayın.
Altta gördüğünüz istatistikler 03.04.2020 tarihli görseller olup son istatistiklerdir. Ben bu makaleyi ise 04.04.2020 gece saat 03:46'da yazmaya devam ediyorum. Bu süreçte arada ki artışlar ne denlidir onu artık bu günün akşamında ki açıklamalar da göreceğiz.
Ama istatistiklere baktığımız da hiçte iç açıcı bir durumda değiliz. İşte o görseller;
Gördüğünüz gibi istatistiklerden de anlaşılacağı üzere günden güne ciddi bir artış gösteren hastalık ile karşı karşıyayız. Bu demek oluyor ki bu işin hiçbir şekilde şakası yok. Yani biz corona virüsünden ne kadar kaçmaya çalışırsak çalışalım bilinçsiz olduğumuz sürece türkiye korona virüs ile mücadele edecek ve bu şekilde giderse devamlı olarak günden güne kaybedecektir.
Ölümlerin artışını gözlemleyebilirseniz bu işin zaten ne kadar ciddi olduğunu, basite indirgenmeyeceğini ve herkesin biraz ağır bir tabir olacak ama ayağını denk alması gerekmektedir. Günden güne büyüyen bu korona virüs vakaları ile birlikte genel olarak dünya üzerinde ki dengeler de ne var derseniz işte size dünya geneli corona virüs istatistikleri;
Dünya genelini etkileyen yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 33 bini, virüs bulaşan kişi sayısı 700 bini geçti, iyileşenlerin sayısı ise 151 bin oldu.
Gördüğünüz gibi Dünya üzerinde de büyük bir hızla artış gösteriyor. Bu kısmın görselini bulamadım internetten o yüzden en yakın saatte paylaşım yapan bir gazetenin başlığından alarak paylaşmak istedim. Sanırım bu istatistikler en güncel olanıdır.
Meselemiz en güncel olması değil zaten, mesele bu işin ne kadar ciddi bir şekilde dünyayı sarmalayıp günden güne büyüyerek devam etmesi. Bu noktada hepimiz kendi üzerimize düşeni yapmalı, dikkatli olmalı ve etrafımızda ki insanları her dakika uyarmalıyız. Yoksa bu rakamların içerisinde bizler de olabilir, bu hastalık ile bizler de mücadele edebiliriz ki benim izlediğim videolara sizler de denk geldiyseniz sanırım bu hastalığa ( virüse ) hiçbir şekilde bulaşmak yada size bulaşmasını istemezsiniz.
Şimdilik söyleyeceklerim bunlar, sizler de kendi fikirlerinizi yorumlar bölümünden belirtebilirsiniz, sevgiler..



0 Yorumlar